16 Şubat 2010 Salı

Yiğit Bulut'a güzelleme

Yiğit Bulut (*), parlak 21. yüzyıl habercisi. Atak, kışkırtıcı, fingirdek ve ateşli. Fatih Altaylı'nın yaşlılığında saltanat teslimi için yetiştirdiği bıdığı. Ekonomi yazarından genel yayın yönetmenine devşirilen muhteşem fikir.

Yiğit Bulut, giderek kıvamını buluyor. Sertleşiyor, ekibine karşı günaşırı 'işte o kadar!' kestirip atmaları yayılıyor binadan alev alev. Programlarında gerinme nöbetlerine giriyor; ekrana delercesine bakıp 'sayenizde rakipsisiz' diyor ve bu tehlikeli cümlenin dönüştüren girdabında giderek küçülüyor. 'Başarısız' muhabiri için Diyarbakır'ı sürgün yeri belliyor (medyatava.com, 15 şubat tarihli haber), rating raporlarının eline ulaştığı anlarında heyecanı artıyor.

Her programda konukların yüksek ses tonunu ısrarla körüklüyor Yiğit Bey. Onların üzerlerine gidiyor ve olmadık yerlerde olmadık sorularla içindeki rating canavarını kusuyor. 'Kim onlar, isim verin isim, bana mı/falancaya mı diyorsunuz, açık açık konuşalım' sıkça serpiştirdiği ve aralara sokuşturduğu cesaret cümlecikleri olurken, programını pek bir heyecanlı hale getiriyor. 'Ben tarafsız konumda burada oturmasaydım, diyeceğim çok şey vardı' sözleriyle boş bir küfe olmadığını özenle anımsatırken, bazı bazı kendini tutamayıp iktisat tarihinden referans alıp 2010'daki konjonktürel duruma ustalıkla bağladığı tezlerle beziyor konuklarını. Moderatör koltuğundayken.

Şahsına özel bir yayın yönetmeni Yiğit Bey. Ama ne yazık ki, buralara yükselmeden MHP sempatizanlığını kendi kendine afişe etmiş bir haberci olarak malesef hiçbir oturumda Oğuz Haksever duruluğunu bulamayacak.

---
(*) - Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni. Yaklaşık 10 yıl önce Radikal'de yazdığı ekonomi yazılarını beğeniyle takip ettiğim, yıllar boyunca bu yazılardan çokça faydalandığım, ancak bir anda büyüyen kariyeri tartamadığı için giderek Altaylılaşmasından dolayı gerçek anlamda üzüntü duyduğum, son zamanlarda ise çevremde antipati derecesini hayli yükselten gazeteci.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder